Kredi süreçlerinde temel stratejisini ‘işletmelerin yaşamasını sağlamak’ olarak belirleyen Halkbank, bu stratejisini koronavirüs salgını sürecinde de devam ettirdi. Pandemi sürecinde 2,5 milyon yeni müşteri kazanan Halkbank, bu dönemde, KOBİ ölçeğinde birçok firmayı daha portföyüne kattı. Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, pandemi döneminde verdikleri hizmetleri ve hedeflerini Ekovitrin’e anlattı.

Halkbank’ın 2020 yılı sonu itibariyle ulaştığı büyüklüğü rakamsal verilerle anlatır mısınız?

Bankacılık sektörü, Türkiye ekonomisine güç ve güvence veriyor. Pandeminin ekonomik etkileriyle mücadelede gösterdiğimiz başarı, bankalarımızın finansal sistemin sigortası olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bu yılı her zamankinden verimli, yoğun ve hızlı bir çalışma temposuyla geçirdik. Pandeminin dünya genelinde oluşturduğu belirsizlik ortamında, Türkiye ekonomisinin gücünü koruyabilmesinde önemli bir sorumluluk üstlendik. Özellikle kamu bankaları olarak, daha fazla üretim, istihdam ve daha fazla ihracat hedefi ile birçok yenilikçi ürün geliştirdik.

Sektörümüz üçüncü çeyrek sonunda toplam aktifini yılsonundan bugüne yüzde 33,7 oranında, nakdi kredilerini yüzde 33,9 oranında, menkul kıymetlerini yüzde 58,6 oranında, mevduatını ise yüzde 33,8 oranında artırdı, reel sektöre finansmana erişimde yeni imkânlar sağladı. Hayata geçen bu uygulamalar V-tipi toparlanmanın ivme kazanmasını sağladı, bankalarımızın desteğiyle zorlu virajları kayıpsız atlatan imalat sanayiinde üretim ve yeni siparişler hız kazandı.

Sektörün yılın ilk dokuz ayında önemli ölçüde aktif ve kredilerini artırmasına karşılık aktif kalitesini belirleyen rasyolarında da herhangi bir bozulma yaşanmadı. Sektörün NPL rasyosu yüzde 5,37’den yüzde 4,07 seviyesine gerilemiş, yakın izleme rasyosu ise yüzde 11,31’den yüzde 10,20 seviyesine indi. Bu veriler reel kesim ile finansal kesim arasındaki dengeli ve uyumlu çalışmanın da bir göstergesi.

“REFORMLARLA REFAH SEVİYESİ DAHA DA YÜKSELECEK”

Pandemi krizinin gerek dünya gerekse Türkiye ekonomisine olan etkilerini değerlendirir misiniz? Ekonominin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Üçüncü çeyrekte yakaladığımız büyüme hızını ve toplumsal refah artışını sürdürülebilir kılmak üzere, ekonomi yönetimimiz bir dizi düzenlemeyi hızla hayata geçiriyor. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın öncülüğünde enflasyonla mücadelede kararlı adımların atıldığı bu süreçte, fiyat istikrarını hedefleyen ve yatırım ortamını güçlendiren reformlarla vatandaşlarımızın refah seviyesi daha da yükselecek. İş dünyası ile diyalog halinde, şeffaf, öngörülebilir ve hesap verilebilir bir yapı içinde piyasalara hâkim olan güven, yeni yılda da artarak devam edecek.

Halkbank olarak yönetim ve büyüme anlamında hangi stratejileri uyguluyorsunuz?

Halkbank olarak bizim kredi süreçlerinde en önem verdiğimiz husus işletmelerin yaşamasını sağlamak. Bunun için de işletmelerin istihdamlarını korumalarına ve yeni siparişlerle birlikte kalkınmalarına destek olmak. Biz bu anlayışımızı salgın sürecinde de devam ettirdik ve 2,5 milyon yeni müşteri kazandığımız bu dönemde, KOBİ ölçeğinde birçok firmayı daha Halkbank müşterisi olarak portföyümüze kattık. KOBİ Bankacılığı alanında cesur ve yenilikçi çalışmaları hayata geçirdiğimiz 2020 yılı, Bankamız işletmelerin nakit ihtiyaçlarını karşılamak üzere pek çok çalışma hayata geçirdi, yeni ürün ve hizmetleriyle KOBİ’lere desteğini hız kesmeden sürdürdü.

OSMAN ARSLAN: “2021 yılının, hem KOBİ’lerimiz hem de KOBİ Bankacılığı açısından çok hareketli geçeceğine inanıyoruz. Aşı ve tedavi çalışmalarında sağlanacak ilerlemeyle beraber, 2021 yılının tüm dünyada hızlı bir büyümenin önünü açacağını düşünüyoruz.”

Pandemi sürecinde Halkbank olarak müşterilerinize hangi hizmetleri sundunuz?

Pandemi ve normalleşme sürecinde KGF teminatlı İşe Devam Kredi Desteği-Can Suyu İşletme Kredisi, İşe Devam Desteği - Küçük İşletme Can Suyu Kredisi, Çek Ödeme Destek Kredisi, Maaş Ödeme Destek Kredisi ve Bireysel Temel İhtiyaç Destek Kredisi gibi birçok yeni ürünle firmaların ve vatandaşların yanında olduk. Ekonomik İstikrar Kalkanı kapsamında başta bireysel, esnaf ve KOBİ’ler olmak üzere, 2,2 milyon müşterimize yaklaşık 99,8 milyar TL tutarında kredi desteği sağladık. Aynı dönemde, 850 bin işletme ile bireysel müşterimizin toplam 40,1 milyar TL tutarındaki kredisini öteledik. Böylece toplamda, sadece birkaç ay içinde yaklaşık 3,1 milyon müşterimize 139,9 milyar TL finansal destek sağlamış olduk.

Burada bizleri memnun eden bir gelişme, Ekonomik İstikrar Kalkanı kapsamında kullandırdığımız kredilerin yüzde 21’inin esnaf ve sanatkârlara ulaşmış olmasıdır. Bankamız tarafından Esnaf Destek Paketi kapsamında 754 bin esnafımıza 29,2 milyar TL kredi desteği sağlanmıştır. Esnaf ve sanatkârların Hazine ve Maliye Bakanlığı faiz destekli esnaf kredilerinin, ödeme zamanı gelen taksitleri de Cumhurbaşkanı Kararı ile hem ikinci hem de üçüncü çeyrekte üçer ay süreyle ertelenmiştir.

KOBİ kredilerinin payını, her yıl istikrarlı bir şekilde artırıyoruz. Üçüncü çeyrek sonunda nakdi kredileri 453,9 milyar TL’ye ulaşan bankamızın ticari kredileri içindeki KOBİ kredilerinin payı yüzde 52,6 gibi çok yüksek bir seviyeye taşıdık. Bu yüksek oranı sadece pandemi sürecinde sunduğumuz ürünlerin değil, 82 yıldır kesintisiz devam eden hizmet kalitemizin bir sonucu olarak görüyoruz.

Ticari işletmeler tüm finansal ihtiyaçlarına bankamızda yanıt bulabiliyorlar ve kolaylıkla bu kredilere erişebiliyorlar. Bugün KOBİ bankacılığı alanında yüzde 21,7 gibi yüksek pazar payımızı bu anlayışa borçluyuz. Türkiye ekonomisinin gelecek hedeflerine ulaşmasında, rekabet gücünü belirleyici olarak gördüğümüz KOBİ Bankacılığı alanında öncü rolümüzün getirdiği sorumlulukla çalışmaya devam ediyoruz.

Halkbank’ı sektördeki diğer bankalardan farklı kılan hizmet ve çözümleri nelerdir?

Paraf Esnaf, Paraf KOBİ ve Paraf Business sayesinde işletmeler artık tek bir kart üzerinden tüm ticari işlemleri gerçekleştirebiliyorlar. Aynı zamanda taksitli ve vadeli işlemler yaparak ticaret hacimlerini de günden güne büyütebiliyorlar. Ticari kartlardaki geniş distribütör ve işyeri ağımız ile vadeli ve taksit imkanlarımız da sürekli genişliyor. Ticari müşterilerimiz bu kart sayesinde hem kendileri hem de çalışanları için özel sağlık paketlerinden de yararlanabiliyor.

Bu yıl ayrıca banka kartı ve kredi kartı özelliklerini tek kartta buluşturmamız da Paraf için başka bir atılım oldu. Kasım ayında ticari kart pazar payı ciro bazında 8., adet olarak ise 8. sıradaydı, bu yıl yaptığımız çalışmalarla ciroda 5., adette ise 2. sıraya yükseldi. Şu anda 1 milyonun üzerinde ticari kart müşterimiz var. Yüzde 16,2 pazar payı ile ikinci sırada bulunduğumuz ticari kart pazarında pazar payımızı her geçen gün daha da artırmaya devam ediyoruz.

Tüm dünyayı etkisi altına alan Yeni Tip Koronavirüs (COVID-19) salgını gerek bankacılık sektörünü gerekse Halkbank’ı nasıl etkiledi?

Normalleşme sürecinde istihdam ve ihracat odaklı sektörlere öncelik vermeye, ekonomimiz için temel önemde olan faaliyet alanlarını desteklemeye çalıştık. Turizm sektöründe konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri ile seyahat acentesi, tur operatörü ve diğer rezervasyon hizmetleri ve ilgili faaliyetleri yürüten işletmeler ve bu işletmelere mal alım satımı ve hizmet tedariki sağlayan tüm firmalara özel olarak tasarlanan Turizm Destek Paketi bu yöndeki çözümlerimizden biriydi. Sözleşme veya faturaya bağlı tüm sabit giderlerinin ve nakit ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla oluşturduğumuz bu ürün kapsamında işletmeler için 40 milyon TL’ye kadar limit belirledik.

Yine bu dönemde hayata geçen Mikro İşletmeler Destek Paketi ise KOBİ’lerin başta maaş ve kira ödemeleri olmak üzere; temel maliyetlerinin karşılaması amacıyla oluşturuldu. Bu ürünümüzle KOBİ’lerin finansman ihtiyaçlarını giderilmesi ve nakit desteği sağlanarak tedarikçileri ile aralarındaki nakit akışının korunması hedeflendi.

Son olarak, KOBİ’lerin rekabet edebilirliğinin ve sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi ve girişimcilik kültürünün teşvik edilmesi için KGF işbirliği ile COSME Kredi Programı’nın ikinci aşamasını devreye aldık. Program kapsamında KOBİ’lere 1.125.000 TL’ye varan finansman desteği sunuyoruz.

Dijitalleşme konusunda yaptığınız çalışmaları ve bu alandaki hedeflerinizi anlatır mısınız?

Özellikle son birkaç yılda, yani pandemiden daha önce başlayan bir süreçte operasyonel verimliliği baz alan birçok proje hayata geçirdik. Belge sayısını azaltan, evrak ve yazışmaların dijital ortama taşınmasını sağlayan uygulamalar sayesinde, çalışma arkadaşlarımızın iş yükünü hafiflettik. Bankamız ve müşterilerimiz açısından da önemli bir kaynak tasarrufu elde ettik.

Bu sayede, salgın döneminde bireysel ihtiyaç kredisi başvuru, tahsis ve kullandırımını tamamen dijital kanallara taşıyarak müşterilerimize büyük kolaylık sağladık.

Esnaf ve KOBİ’lerimizin kredi başvurularını da dijital kanallar üzerinden almaya başladık. Şubeye gelmelerine gerek kalmadan otomatik tahsis yaptık ve kredi kullandırımı için gerekli evrakın dijital kanallar üzerinden onaylanmasını sağladık. 1 milyondan fazla müşterimiz kredilerini dijital kanallardan kullandı.

Halkbank’ın mobil ve dijital bankacılık kanallarını kullanan yaklaşık 3.8 milyon müşterisi var. Dijital bankacılık kanallarını kullanan müşterilerin mobil şube kullanımı hızla artarken, yapılan işlemlerin yüzde 90’dan fazlası şube dışı kanallardan gerçekleşiyor. Önümüzdeki dönemde Paraf’ın mobil uygulamasındaki geliştirme işlemlerimiz devam edecek. QR kod ile ödeme, ParafPay cüzdan gibi ödeme çözümleri de devreye girecek.

Halkbank’ın mobil ve dijital bankacılık kanallarını kullanan yaklaşık 3.8 milyon müşterisi var. Dijital bankacılık kanallarını kullanan müşterilerin mobil şube kullanımı hızla artarken, yapılan işlemlerin yüzde 90’dan fazlası şube dışı kanallardan gerçekleşiyor.

Tüm bu çalışmaların yanı sıra, bankamızın dijitalleşme çalışmalarını tek noktadan koordine ederek, günümüz bankacılık anlayışının gerektirdiği güçlü bir dijital dönüşüm vizyonu ortaya koymak üzere, yeni bir birim olarak Dijital Dönüşüm Ofisi kurduk. Uzman bir ekipten oluşan bu ofis, bir yandan Bankada devam etmekte olan ana bankacılık yazılımı yenileme çalışmalarını koordine ederken, bir yandan da mevcut iş süreçlerini yeni bir bakış açısıyla uçtan uca gözden geçirerek iç ve dış müşteri memnuniyetini sağlayacak geliştirme çalışmalarını yürütüyor.

Bu yıl gerçekleştirdiğimiz işe alımlar kapsamında, 1500 genç arkadaşımız aramıza katıldı. Gençlerden aldığımız güç ve dijital altyapımızı iyileştiren çalışmalarla iş süreçlerimizi daha da geliştireceğiz. Uzman kadrolarımız ve geleneksel bankacılıktaki 82 yıllık deneyimimizle, dijital bankacılık alanında da müşterilerimize güvenilir, hızlı ve kullanıcı dostu bir deneyim sunmaya devam edeceğiz.

Pandemi sonrasında finans ve bankacılık sektörünü nasıl bir dönem bekliyor? Halkbank olarak kısa ve uzun vadedeki hedefleriniz nelerdir?

Biz 2021 yılının, hem KOBİ’lerimiz hem de KOBİ Bankacılığı açısından çok hareketli geçeceğine inanıyoruz. Aşı ve tedavi çalışmalarında sağlanacak ilerlemeyle beraber, 2021 yılının tüm dünyada hızlı bir büyümenin önünü açacağını düşünüyoruz.

Rekabetçi sektörlerde faaliyet gösteren ve yeni iş alanı sağlayan işletmelerin gelişimini mutlaka destekleyeceğiz. Buna uygun olarak, ticari nakdi krediler içinde şu an yüzde 52,6 olan KOBİ kredileri payını da yeni yılda yüzde 60’a çıkaracağız.

Bizim bir görevimiz de Türk Lirası’nın değerinin korunmasıdır. Bu amaçla, özellikle yerli para cinsinden mevduat sahiplerinin birikimlerinin en kazançlı vadelere yönlendirilmesi konularındaki çalışmalarımızı hızlandıracağız.