ÖZEL RÖPORTAJ: SİNAN SAYGI

Pandemi krizi uluslararası doğrudan yatırımlara büyük darbe vurdu. Küçülen küresel yatırımlardan Türkiye’nin aldığı pay da doğal olarak azaldı. Türkiye’de küresel düşüş trendine paralel olarak 2020’de uluslararası doğrudan yatırım (UDY) girişleri geçen seneye oranla yüzde 17 düşüşle 7,73 milyar USD’ye geriledi. Ancak IMF, Türkiye ekonomisi için 2021’de pozitif büyümenin devam etmesinin beklendiğini duyurdu. Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Genel Sekreteri Serkan Valandova, Türkiye’de uluslararası yatırımların ulaştığı büyüklük, Türkiye ekonomisi ve YASED olarak yaptıkları çalışmalar hakkında Ekovitrin’in sorularını yanıtladı.

YASED’in kuruluş öyküsünü ve günümüze kadar kaydettiği aşamaları ana hatlarıyla anlatır mısınız?

1980 yılında 14 çok uluslu şirket tarafından kurulan Uluslararası Yatırımcılar Derneği YASED -ilk adıyla Yabancı Sermaye Koordinasyon Derneği- Türkiye’de faaliyet gösteren uluslarararsı şirketlerin üye olduğu, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş. Türkiye’de uluslararası yatırımcıları bir araya getirmek amacıyla kurulan ve özellikle artan yatırım miktarlarıyla birlikte 2000’li yıllardan itibaren de Türkiye ekonomisinde etkin bir rol üstlenen YASED; Dünya Bankası, UNCTAD (BM Ticaret ve Kalkınma Örgütü), OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı) gibi başlıca uluslararası kuruluşlar, hükümet ve sivil toplum kuruluşlarıyla etkileşim içinde. Aynı zamanda ülkemizde kamu ve özel sektörü biraraya getiren Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu, STK İstişare Kurulu gibi kilit platformlarıda da etkin rol alıyor. 40 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren bir çatı dernek olarak YASED, bugün yaklaşık 250 üyesinin arasındaki koordinasyonu sağlıyor, iş ve yatırım ortamına yönelik sorunlarını tespit ediyor, ilgili kamu otoriteleri ile temas ederek bunlara çözüm arıyor ve önerilerde bulunuyor. Ayrıca uluslararası yatırımların Türkiye’ye gelişini hızlandırmak, yatırımların gelişine engel olan unsurları ve sorunları ortaya çıkararak gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak da YASED’in önceliklerinden. Derneğin ana misyonu, Türkiye’nin, dünyadaki “en iyi yatırım ortamına sahip ülke” konumuna getirilmesine katkıda bulunmak, dünyadaki en iyi örneklerle uyumlu bir iş ortamının oluşmasına proaktif destek vermek, yatırımın, mal ve hizmetlerin serbest dolaşımını ve serbest rekabeti teşvik etmek. Bugün YASED, Türkiye ekonomisinin geleceğine güvenen ve ülkemize yaptıkları uzun vadeli yatırımlarla bu güveni gösteren uluslararası doğrudan yatırımcı şirketler ile birlikte, yatırım ortamının iyileştirilmesine katkıda bulunmak suretiyle uluslararası şirketlerin Türkiye’deki verimliliğini, ülkemizin rekabet gücünü ve yatırım cazibesini artırmak amacıyla 40 yıllık bilgi, deneyim ve birikim ile çalışmalarını sürdürüyor.

“ULUSLARARASI YATIRIMCILARDAN OLUŞAN 250 ÜYEMİZ VAR”

YASED’in üyelerini sayı ve hacim olarak değerlendirir misiniz? Daha çok hangi sektörlerde üyeleriniz var?

YASED’in şu anda Türkiye’de faaliyet gösteren en büyük uluslararası yatırımcılardan oluşan 250 üyesi bulunuyor. Bu üyeler 30 farklı ülkeden 15’ten fazla sektörü temsil eden şirketlerden oluşuyor. Üyelerin yüzde 58’i Avrupalı, yüzde 24’ü Amerikalı, yüzde 13’ü Asyalı, yüzde 5’i de Ortadoğulu şirketlerden oluşuyor. Sektörler açısından finans ve hizmetler sektöründeki üyeleri çoğunluktayken bunu hızlı ve dayanıklı tüketici ürünleri, enerji, bilgi teknolojileri, lojistik, otomotiv, kimya, altyapı-gayrimenkul sektörlerindeki uluslararası şirketler takip ediyor. YASED üyeleri, Türkiye’nin üretiminde, ihracatında, istihdamında büyük rol oynuyor. Üyeler, gerçekleştirdikleri yatırımlarla ve Ar-Ge çalışmalarıyla ülkemizde teknolojik altyapının gelişmesine ve katma değerli üretimin artmasına öncülük ediyor. Böylelikle Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünün ve refah seviyesinin yükselmesine katkı sağlıyor. 2019 İSO 500 listesinin yüzde 25’i çoğunluğu YASED üyesi olan uluslararası sermayeli şirketler. Uluslararası sermayeli sanayi şirketleri, İSO 500 listesinde yer alan kuruluşların toplam ihracatının yaklaşık yüzde 46’sını, yaratılan katma değerin yüzde 41’ini, istihdamın yüzde 28’ini ve Ar-Ge yatırımlarının yaklaşık yüzde 29’unu gerçekleştiriyor.

“KÜRESEL UDY PAZARI İÇİNDE TÜRKİYE’NİN PAYI KÜÇÜLÜYOR”

Türkiye’deki uluslararası yatırımcıların ulaştığı büyüklüğe baktığımızda karşımıza nasıl bir tablo çıkıyor? Türkiye’de uluslararası yatırımların son durumu nedir? Son dönemlerde Uluslararası Doğrudan Yatırım (UDY) alanında küresel pazar daralıyor, varlıklar küçülüyor, rekabet koşulları değişiyor. UDY çekmek için ülkeler arası rekabet giderek artıyor, yatırım ortamlarının çekiciliğini artırmaya yönelik inisiyatifler çeşitleniyor. 2008 sonrasında küresel UDY miktarındaki düşüş hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülke grupları için görünür olsa da UDY pazarı gelişmekte olan ülkeler için daha çok küçüldü. Yatırımcıların küresel kriz sonrası gelişmekte olan ülkeleri gelişmiş ülkelere göre daha az tercih ettikleri görülüyor. Bu kapsamda, hali hazırda küçülen küresel UDY pazarı içinde Türkiye’nin aldığı pay da küçülüyor. Türkiye’nin 2009 yılında yüzde 1,5 bandına erişen küresel UDY pazarı içindeki payı 2015-2017 döneminde yüzde 0,7 bandına geriledi, 2018 yılında payı yüzde 1 bandına gelse de 2019’da yine yüzde 0,5’e geriledi. Ayrıca, gerçekleşen yatırımların yarısından fazlasını yabancıların gayrimenkul edinimleri oluşturuyor. 2020’de yaşanan pandemi ile birlikte tüm dünyada yatırım planları ertelendiği ya da iptal edildiğinden, UNCTAD geçen Haziran ayında yaptığı açıklamada 2020’de küresel UDY’de yüzde 40 civarında azalma ve 2021’de yüzde 5-10 ilave düşüş beklendiğini ve U şeklinde bir toparlanmanın ancak 2022-2023 gibi başlamasının öngörüldüğünü açıkladı.

Nitekim, UNCTAD’ın Ocak 2021‘de yaptığı değerlendirmeye göre 2019’da 1,5 trilyon $ olarak gerçekleşen küresel UDY’nin 2020’de büyük bir düşüş kaydederek toplam 859 milyar $’a gerilediği görülüyor. Bu değer, 2009’daki mali krizden sonra yaşanan dip noktanın yüzde 30 altında ve 1990’lardan bu yana görülen en düşük seviye. 2020’nin son döneminde küresel anlamda teknoloji ve sağlık sektörlerinde gerçekleşen birleşme ve satınalma işlemleri 2021’de yatırımların ana ekseninin yine birleşme ve satınalmalar yolu ile gerçekleşeceğinin en önemli göstergesi oldu. Bu dönemde Hindistan ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin bilgi teknolojileri, dijital, e-ticaret platformları, veri işleme hizmetleri, sosyal medya gibi alanlardaki UDY akışlarında artış olduğu görülüyor. Bu süreçte Türkiye özelinde bakıldığında 2020 Haziran ayında başlayan normalleşme sürecinin etkisiyle bekleyen yatırım akışlarında kademeli bir hareket yaşanmaya başlansa da küresel düşüş trendine paralel olarak 2020’de UDY girişlerinin geçen seneye oranla yüzde 17 düşüşle 7,73 milyar USD’ye gerilediği görülüyor. Geçen sene, önceki senelerde olduğu gibi Avrupa Bölgesi, Türkiye’de 3,74 milyar USD ile uluslararası doğrudan yatırımların ana kaynağı oldu. En fazla yatırım da Finans ve Sigorta Faaliyetleri ve ikinci olarak da Bilgi ve İletişim Teknolojileri sektörlerine yapıldı. Pandemi döneminde şirketler açısından iki önemli konunun öne çıktığı görülüyor: küresel değer zincirlerinde başlayan bir dönüşüm, hem tüketim hem de yatırım cephesinde ertelenmiş bir talep ve birikmiş bir likidite olduğu gerçeği. Bu dönemde bölgeselleşme, yatırımların ülke içine taşınması, üretimin ulusallaşması ve küresel tedarik zincirinin yeniden şekillendirilmesi gibi bazı trendlerin yükselişte olduğu görülüyor. Bu trendlere yönelik, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin dinamik ekonomisinin, dijital dönüşüme hazır altyapısının, tüketim merkezlerine yakınlığının, enerji koridorlarının üstünde olmasının, Gümrük Birliği’ne dahil olmasının uluslararası doğrudan yatırımlar açısından bir çekim merkezi olmasına katkı sağlayacağı düşünülüyor.

“UDY ÇALIŞMALARINA KATKI SAĞLIYORUZ”

Türkiye’de yatırım yapan uluslararası yatırımcılara ne gibi kolaylıklar sağlanıyor? YASED olarak uluslararası yatırımcılara ne gibi katkılar sağlıyorsunuz? İş ve yatırım ortamı reformları ile kamu politikaları ve düzenlemelerinde şeffaflık, istikrar, güvenilirlik ve öngörülebilirlik sağlanarak, piyasalarda rekabetçi ortamın geliştirilmesi, etkin teşvik programları uygulanarak üretim yapısının güçlendirilmesi, ekonomide teknolojik dönüşümü sağlayacak uluslararası doğrudan yatırımların artırılarak Türkiye’nin bölgesel üretim merkezi haline getirilmesi ülkemizin temel amaçlarından biri olarak kamu strateji belgelerine de geçti. Bunun hem mevcut hem de potansiyel yatırımcılar açısından memnuniyet verici olduğu düşünülüyor. Örneğin, artan rekabet koşullarında Türkiye’nin katma değerli yatırımları çekebilmesi amacıyla Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi öncülüğünde yürütülmekte olan “Türkiye Uluslararası Doğrudan Yatırım (UDY) Stratejisi Projesi” çalışmalarına YASED olarak bizler de katkı sağlıyoruz. En kısa zamanda hayata geçirilmesi planlanan strateji, ülkemizin sanayileşme, ticaret ve uluslararası ilişkiler stratejilerinin tamamlayıcısı mahiyetinde olup, birçok sektör ve konuya temas etmesi nedeniyle ülkemizin kalkınma stratejisinin gerçekleştirilmesine de doğrudan katkı sağlayacak. Bu hem mevcut yatırımcılar hem de potansiyel yatırımcılar açısından vergisel, operasyonel ve teknik pek çok kolaylık sağlanacağı anlamına geliyor. Biz de dünyada örneği olmayan bir dernek olarak, yatırım ortamının iyileştirilmesi misyonumuz doğrultusunda önceliklerimizi belirliyoruz. Bu kapsamda;

- Gümrük Birliği başta olmak üzere diğer ülkelerle ikili ekonomik ilişkilerin sağlamlaştırılması ve geliştirilmesini önceliklendiriyoruz.

- Üye şirketlerimizle birlikte dijital dönüşüm sürecinin öncüsü olmayı hedefliyoruz.

- Yeni nesil teşvik uygulamalarının hayat geçirilmesini önemsiyoruz.

- Küresel tedarik zinciri ve girişimcilerin gelişiminin, sürdürülebilir bir ekonomi ve ülkemize yüksek katma değerli ihracat getirisi gibi sebeplerle önemli buluyor ve sürece destek veriyoruz. Bu önceliklere yönelik faaliyetlerimizi YASED çatısı altında bulunan Çalışma Grupları ve üye platformlarında yer alan uluslararası şirketlerin tepe yöneticilerinden oluşan bin 600 kişilik bir insan kaynağı ile gerçekleştiriyoruz. Üyelerimizin gündeme getirdiği iş ve yatırım ortamına yönelik konular, kamu tarafından hazırlık aşamasında özel sektör ile istişare edilen mevzuatlar ya da global anlamda tüm ekonomileri etkileyen konular YASED gündemini oluşturuyor, buna yönelik faaliyetler gerçekleştiriliyor. Güçlü üye profilimizin sunduğu küresel çaptaki gelişmiş bilgi, deneyim, teknoloji, insan kaynağı ve paydaş ağı sayesinde Türkiye’deki yatırım ortamının yurtdışında tanıtımında “en önemli elçi” ve yatırım ortamı ile ilgili konularda, uluslararası örnek uygulamaların ülkemize yerleştirilmesinde “en etkin referans” ve bilgi kaynağı olarak konumlanıyoruz.

“EKONOMİ İLE İLGİLİ POZİTİF BEKLENTİLER DEVAM EDİYOR”

Türkiye ekonomisine baktığımızda nasıl bir tabloyla karşılaşıyoruz? Her ne kadar tüm dünyada olduğu gibi Covid-19 salgını Türkiye’yi de olumsuz etkilemiş olsa da uzun zamandır ülkemizde faaliyet gösteren uluslararası yatırımcılar açısından ekonomi ile ilgili pozitif beklentiler her zaman devam ediyor. Örneğin en son IMF, Türkiye ekonomisi için 2021’de pozitif büyümenin devam etmesinin beklendiğini ve bu sene yüzde 6’lık büyümenin öngörüldüğünü açıkladı. Ticaret verilerine bakıldığında ise Türkiye’de 2020 yılında 169,5 milyar USD’lik ihracat yapıldığı, toplam dış ticaret açığının ise 49,9 milyar USD’ye ulaştığı görülüyor. Bunda Covid-19 sürecinde ticaretin devamlılığna yönelik alınan hızlı kararların çok etkisi olduğu düşünülüyor. Bu dönemde hükümetlerin hayata geçirdiği desteklerin sürekli olması gerektiği ekonomide dijitalleşme ve “yeşil ekonomi” trendlerine adaptasyonun da önem kazandığı düşünülüyor. Son dönemde yapısal reformlara yönelik başlatılan girişimler uluslararası yatırımcılar tarafından da yakından takip ediliyor, atılacak adımların salgının uzun vadeli olumsuz etkilerini hafifletmede etkili olacağı düşünülüyor. YASED olarak kısa ve uzun vadedeki hedeflerinizi öğrenebilir miyiz? Ülkemizde iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi misyonuna uygun şekilde belirlediğimiz temel öncelik ve yaklaşımımız;

- İş ve yatırım ortamı reformları ile kamu politikaları ve düzenlemelerinde şeffaflık, istikrar, güvenilirlik ve öngörülebilirlik sağlanması.

- Bu sayede piyasalarda rekabetçi ortamın geliştirilmesi.

- Etkin teşvik programları uygulanarak üretim yapısının güçlendirilmesi.

- Ekonomide teknolojik dönüşümü sağlayacak uluslararası doğrudan yatırımların artırılarak Türkiye’nin bölgesel üretim merkezi haline getirilmesi. Bu temel amaçlar çerçevesinde; 2021 yılı için YASED olarak öncelik verdiğimiz gündem başlıklarımızı şu şekilde belirledik:

- UDY Stratejisi: Yatırım Ofisi’mizin koordinasyonunda başlatılan çalışmaya Yönetim Kurulumuz ve üyelerimizin desteği ile katkı sağlanıyor.

Burada en kritik konunun, eylemlerin hızla operasyonel hale getirilerek hayata geçirilmesi olduğu düşünülüyor. Bu kapsamda, YASED’in Türkiye’nin UDY Açısından Rekabetçilik Analizi çalışması Covid-19’un etkilerinin de yansıtılacağı 2020 verilerine göre güncellenecek ve ülkemizin rakipleri ile yatırım kriterleri ve sektörlerdeki karşılaştırmalı durum analizine ulaşılabilecek.

- Yatırımlar Kanunu Çalışması: YASED’in inisiyatifiyle kamunun gündemine taşınan kanunun UDY Stratejisi’nin bir parçası olarak ele alınması ve biran önce yasalaşması öneriliyor. Bu kapsamda, YOİKK altında ilgili mevzuat yapım süreçlerinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne uygun şekilde güncellenmesine ve gerekiyorsa ilave mevzuatın hazırlanmasına yönelik çalışmalara da katkı sağlanıyor.

- Küresel Tedarik Zinciri (KTZ): Bu konuda hazırladığımız kapsamlı raporumuzda da yer aldığı gibi yatırımların artmasında doğrudan ilgisi olduğu bilindiğinden KTZ konusunda uzun vadeli ve sürdürülebilir rekabetçi bir ortamın yaratılmasının kritik öneme sahip olduğu değerlendiriliyor. Bu çerçevede ticaret olmadan yatırım gelmeyeceğinden yola çıkılarak raporumuzun temelini oluşturan tedarik zinciri optimizasyonunun sağlanması, Yeşil Mutabakat gibi inisiyatifleri odağına alacak yol haritalarının hazılanması ve uygun tedarikçi yapısının geliştirilmesine yönelik inisiyatiflerin hayata geçirilmesi önemseniyor.

- Avrupa Yeşil Mutabakatı: Avrupa’nın yeni büyüme stratejisi olarak hayata geçirdiği ve AB ile yatırım ve ticaret ilişkisi olan tüm ülkeleri yakından ilgilendiren Avrupa Yeşil Mutabakatı konusunda ülkemiz adına doğabilecek fırsatları odağına alarak dünyada yürütülen politikalar ve finansman olanakları hakkında kamu ve özel sektöre yönelik uluslararası platformlar ve işbirlikleri yaratılması ile yol haritaları hazırlanması hedefleniyor.

- Dijitalleşme: Covid-19 sonrasında önemi daha da artan bu konuda, uluslararası bilgi ve deneyim sahibi üyelerimizin desteğiyle, en iyi uygulamalar hakkında farkındalık yaratılması ve bu örneklerin ülkemize getirilmesi yönünde katkı sağlanması hedefleniyor.

- Veri Aktarımının Kolaylaştırılması: Rekabetçiliğin ve yatırımların arttırılması için kişisel verilerin yurtdışına aktarımı konusundaki kısıtlamaların ülkemiz ekonomisine olan etkilerinin ortaya konulacağı bir yol haritası çalışması yapılması hedefleniyor.

- Bölgesel Merkez Türkiye: “Bölgesel Üretim Merkezi” algısının özellikle küresel tedarik zincirlerine entegrasyonu ön plana alacak şekilde güçlendirilmesinin, “Bölgesel Yönetim Merkezi” ve “Bölgesel Hizmet Merkezi” konuları ile hizmet ihracatı faaliyetlerinin hukuki altyapılarının güçlendirilmesi ve teşvik edilmesine yönelik düzenlemelerin hayata geçirilmesinin önem taşıdığı düşünülüyor. Bu amaçla, YASED olarak 2014’te yayımladığımız “Sürdürülebilir Küresel Rekabet için Bölgesel Merkez Türkiye” rapor çalışmamızın güncel veri ve trendler ışığında güncellenmesi planlanıyor.

- Bölgesel ve İkili Ekonomik İlişkiler: Covid-19 sonrasında artan bir trend olarak bölgesel ve ikili ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin, ülkemize gelecek doğrudan yatırımları ve ihracatı artıracağı düşünülüyor. Özellikle en önemli yatırım ve ticaret ortağımız olan AB ile ilişkilerin güçlendirilmesi adına YASED üyelerinin, kamunun ve yabancı misyonların katılımlarıyla çalışma ve faaliyetlere odaklanılması hedefleniyor.