Covid-19’a karşı geliştirilen aşılar kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. İstanbul Aydın Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Meryem Yeşim Ünlüçerçi, “Aşılama ile etkin bağışıklama kazanımı için toplumun en az yüzde 60’ının aşılanmış olması gerekiyor. Ülke nüfusunun ve üretim kapasitesinin dikkate alınarak gecikmeden aşı talebinde bulunulması önerilmeli.
Her toplumda olduğu gibi ülkemizde de aşı karşıtlığı sözkonusu. Ancak bir yandan da SARS-CoV-2’nin birçok bireyde aşıya daha ılımlı bir bakış kazandırdığını düşünüyorum” dedi.
Aşı ile ilgili halkın doğru bilgilendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Ünlüçerçi, “Toplumun aşı konusunda doğru bir programla bilgilendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu konuya sağlık çalışanları dışında toplumun kanaat önderlerinin de bilimin ışığından ayrılmadan katkı sağlamaları gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Y. Meryem Yeşim Ünlüçerçi, Covid-19 pandemisinin güncel durumu ile ilgili “Bugüne kadar dünya genelinde 67 milyon 780 bin 361 kişiye Covid-19 tanısı koyuldu. Hastalık tanısının ülkeler arasında farklılıklar gösterdiği biliniyor. Bazı ülkeler sadece PCR pozitifliğini tanı kriteri olarak alıyor, bazıları bilgisayarlı tomografi veya klinik bulguları da kullanıyor.
Türkiye’de Covid-19 tanısı için PCR testi pozitifliği kullanılıyor. Ancak ülkemizde Covid-19 pandemisi için paylaşılan verilerde farklı zaman dilimlerine ait vaka ve hasta sayısının paylaşılmış olduğu biliniyor. Tüm dünyada hayatını kaybeden kişi sayısı 1 milyon 551 bin 214. Aktif vaka sayısı 19 milyon 372 bin 608 olarak bildirilmiş olmakla beraber bunun yüzde 99,5’i hafif ve orta derecede geçirirken yüzde 0,05’i (106 bin 271 kişi) ağır seyreden vakalar” diye konuştu.
Prof. Dr. Ünlüçerçi, 2021 yılında pandemide geleceğimiz nokta ile ilgili öngörülerinde, “Covid-19 pandemisinin sonlanması; toplumsal bağışıklık, virüsün olumlu mutasyonlar geçirmesi sonucu virülansını ve bulaşıcılığını kaybetmesi, toplumun aşılanma yolu ile bağışıklanması, SARS-CoV-2’ye etkili bir antiviral ajanın bulunması ile mümkün. Toplumsal bağışıklık yani sürü bağışıklığı etik olmadığı gibi sağlık sisteminin çökmesine ve can kayıplarının artışına yol açacak. Virüsün şimdiye kadar 30 binin üzerinde mutasyon geçirdiği ancak bunların virüsün davranış biçiminde herhangi bir değişiklik yapmadığı, bu yüzden mutasyon yerine varyasyon kelimesinin daha anlamlı olduğunun altı çiziliyor. Dolayısıyla olumlu mutasyon beklentisi umut düzeyinde.
Bilimsel anlamda pandeminin sönümlenmesi etkin aşılama stratejileri ile gerçekleşebilir. Nitekim bugün dünyanın çeşitli ülkelerinde çok çeşitli aşı çalışmaları yapılıyor. Bugün öne çıkan 3 farklı yöntemle elde edilen aşılar ise şöyle; İnaktive aşılar (Synovac-Çin), Vektör aşıları (Sputnik V-Rus ve Oxford/Astrazeneca-İngiliz), mRNA aşıları (Moderna-USA, Biontech-Pfizer). Bu aşıların elde edilme yöntemleri, üretim kolaylığı ve süresi ile lojistikleri gibi birbirine göre avantaj ve dezavantajları bulunuyor. Sonuçta Faz III aşamasını geçmiş, sonuçları bilimsel otoriteler tarafından geçerli kabul edilerek yayınlanmış çalışmalara ait aşılardan hangisine ulaşabiliyorsak ve aşılanmaya engel bir kriterimiz yoksa tereddüt etmeden aşılanmamız gerektiğini düşünüyoruz” dedi.